|
CENNET İYİ NİYET VE İHLASLA KAZANILIR... |
Cennet iyi niyet ve ihlasla kazanılır Yapılan bir ibadet ve herkesin takdirini kazanan bir hizmet, görünüş itibariyle kusursuz olabilir. Ancak o ibadet ve güzel hizmetin, samimi bir niyetle ve sadece Allah’ın rızasını kazanmak maksadıyla yapılması şarttır. Pek aziz ve muhterem Müslümanlar, Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’inde: “Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü'minlerle beraberdirler. Allah mü'minlere büyük bir ecir verecektir.” (Nisa Suresi, [4:146])buyurmuş ve bize niyetimizi halis kılmamızı ve ihlastan ayrılmamazı tavsiye buyurmuştur. Peygamber Efendimiz (sav) de: “Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.” (Buhârî, Bed’ü’l-vahy) buyurmuş ve ayeti tefsir etmiştir. Aynı konuyu izah eden bir başka hadis-i şerif ise, şöyledir: “Dininde ihlâslı ol ki, az amel sana yeterli olsun.” (İbn Kesir, Nisa Suresi Tefsiri, ayet 146)İyi niyet ve ihlas sahibi bir mümin, bütün hayatını Allah’ın yoluna vakfeder, ihlasla sadece Allah’a bağlanır ve tüm bağlılıklarını, ilgilerini ve sevgisini sadece Allah’a has kılar. Aziz kardeşlerim, Niyet, bir işi Allah rızâsı için yapmayı kalbden geçirmektir. İhlas, niyette samimi olmaktır. İş ya kalble, ya dille veya diğer organlarla yapılır. Kalbimizle yaptığımız işler, niyet ve düşüncelerimizdir. Dilimizle yaptıklarımız konuşmalarımızdır. Organlarımızla yaptığımız işler de fiil ve davranışlarımızdır. Sözler ve davranışlar çoğu zaman niyete bağlı olduğu için, iyi niyet bazan başlı başına bir ibadet olur. Ameller yâni yapılan işler niyete göre değer kazanır sözü, çoğu zaman organlarımızla yaptığımız işleri kapsar. Yoldaki bir taşı, insanlara zarar vermesin düşüncesiyle ve sevap kazanmak ümidiyle kaldırıp atmak bir ibadet sayılır. Birinin hakkı olan bir malını meşrû olmayan yollardan elde etmeye karar vermişken, Allah korkusuyla bu düşünceden vazgeçmek de aynı şekilde sevap kazanmaya vesile olur. Kalbden geçen düşünceler, iyi niyete dayandığı zaman Allah katında değer kazanır. Dil bir şeye niyet ederken kalb bu düşünceye katılmazsa, niyet makbul olmaz. Abdullah İbni Ömer’in oğlu Sâlim, halife Ömer İbni Abdülazîz’e yazdığı mektupta şöyle der: “Şunu iyi bil ki, Allah Teâlâ’nın kuluna yardımı, kulun niyeti kadardır. Kimin niyeti tam olursa, Allah’ın ona yardımı da tam olur. Niyeti ne kadar azalırsa, Allah’ın yardımı da o kadar azalır.” Muhterem kardeşlerim, Herkesin yaptığı işin karşılığını niyetine göre almasının anlamı şudur: Yapılan bir ibadet ve herkesin takdirini kazanan bir hizmet, görünüş itibariyle kusursuz olabilir. Ancak o ibadet ve güzel hizmetin, samimi bir niyetle ve sadece Allah’ın rızasını kazanmak maksadıyla yapılması şarttır. İnsanların takdir ve teveccühünü kazanmak veya hem Allah rızasını hem de insanların takdirini kazanmak düşüncesiyle yapılan ibadet ve hizmetlerin Allah katında hiçbir kıymeti yoktur. Yapılan işleri Allah katında değerli kılan bizim ihlâs ve samimiyetimiz, yani o işleri sadece Allah rızası için yapmış olmamızdır. Meselâ insanlar beni görsün ve takdir etsin diye namaz kılmak, zekât vermek şirk derecesinde büyük bir günahtır. Fakat gösterişi aklından geçirmeyen bir mü’minin, başkalarını o ibadeti yapmaya teşvik etmek niyetiyle herkesin göreceği bir yerde namaz kılıp zekât vermesi faziletli bir davranıştır. Değerli kardeşlerim, Yapılan amellerde ince ve hassas çizgiyi iyi takip etmeliyiz. Yapılan iş, Allah için olmalı, dünyalık için araç haline getirilmemelidir. Adil-i mutlak olan Allah, yapılan her amelin karşılığını hak ediliş şekliyle verir. Nitekim şu ayet-i celile bunu gayet açık bir şekilde beyan buyuruyor: “Kim âhiret kazancını istiyorsa, onun kazancını çoğaltırız. Dünya kazancını isteyene de dünyalık veririz; ama onun âhirette bir nasibi olmaz” (Şûrâ Sûresi, [42:20])Bundan dolayıdır ki,yapılan işlerden sevap kazanabilmek, neticesinde de cennete gidebilmek için o işi yapmaya iyi niyetle başlanmalı, görünüldüğü gibi olunmalı, dünyevî bir çıkar için din kullanılmamalıdır. IGMG İrşad Başkanlığı
|
|
|
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun... |
|
Ramazan Bayramı ve Bayramlaşma Süresi bir ay olan bir edep ve erkan okulundan mezun olarak bu sabaha ulaştık. Bundan sonraki görevimiz, edinmiş olduğumuz bu güzellikleri bir ömür boyu geliştirerek devam ettirmemizdir. Sevgili Peygamberimiz (sav): “Allah’ın en sevdiği ibadet az da olsa devamlı olanıdır” (Buhari, İman, 32) buyuruyor. Muhterem dinleyenler, Evveli rahmet, ortası mağfiret (bağışlanma), sonu da ebediyyen cehennem azabından azat olma ayı olan Ramazan Ayı'nı geride bırakıp bayram sabahına ulaştığımız bu mutlu günümüzde, bize böyle bir saadeti bahşeden Rabbimize hamdederiz. Her sayılı gün gibi Ramazan Ayı da hayır ve bereketlerle gelerek bizi şereflendirdi ve gitti. Umarız ki, üzerimizdeki hakkını eda etmişizdir. Her Ramazan Ayı'nda olduğu gibi bu Ramazan Ayı'nda da camilerimiz feyiz ve bereketlerle doldu, güzellikler yaşandı, birlik-beraberlik ve kardeşlik manzaraları oluştu. Cenab-ı Hak’tan bizleri daha nice Ramazan aylarına ulaştırmasını niyaz ederiz. Muhterem kardeşlerim, Ramazan ayı boyunca oruçlarımızla, teravih namazlarımızla, Kur’an tilavetlerimizle ve mali ibadetlerimizle, hayır ve sevap sayfalarımızı çoğaltmaya çalıştık. Bilhassa mali ibadetlerimizi eda ederek, çeşitli zorluklar içinde yaşayan kardeşlerimizin de bu bayram sabahında yüzlerinin gülmesine katkıda bulunduk. Rabbimizden bu anlamda gayretlerini esirgemeyen kardeşlerimizden razı olmasını bir daha temenni ederiz. Allah, yapılmış olan bütün salih amellerimizi dergah-ı izzetinde kabul buyursun inşaallah! Değerli kardeşlerim, Ramazan Ayı boyunca diğer zamanlarda muvaffak olamadığımız birçok güzellikler hayatımızda yer buldu. Bu arada bir çok kötü alışkanlıklarımız sabırlarımız karşısında bizden uzak kaldı. İftar sofralarımız, yeni yeni dostluk ve kardeşliklere zemin hazırladı. Zekatlarımız, fıtralarımız, mazlum ve mağdurlara ulaştırılmak üzere yapmış olduğumuz yardımlarımız, Müslümanlar arasındaki yardımlaşma ve dayanışma ruhuna yeniden can verdi. Salih amellerimiz, güzel amel hanelerimizde tertemiz yeni sayfaların açılmasına sebep oldu. Süresi bir ay olan bir edep ve erkan okulundan mezun olarak bu sabaha ulaştık. Bundan sonraki görevimiz, edinmiş olduğumuz bu güzellikleri bir ömür boyu geliştirerek devam ettirmemizdir. Sevgili Peygamberimiz (sav): “Allah’ın en sevdiği ibadet az da olsa devamlı olanıdır” (Buhari, İman, 32) buyuruyor. Ölünceye kadar salih ve güzel ameller peşinde koşmamız şu ayet-i kerimede olduğu gibi Rabbimizin de istek ve emridir: “Ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et!” (Hicr Suresi, [15:99]) Muhterem kardeşlerim, Bu bayram sabahında bile şuana kadar yerine getirilmemişse eda edilmesi gerekli olan bazı görevlerimiz vardır. Mesela üzerimize farz ve vacip olan fıtır sadakalarımız ve zekatlarımız, bu sabaha kadar verilmeli idi. Halen bunları yerine getirmemiş kardeşlerimiz varsa bu gün bile bu görevlerini yerine getirebilirler. Mazlum ve mağdur kardeşlerimiz için yapılan infak çalışmasına herhangi bir sebeple iştirak edememiş olan kardeşlerimiz varsa, onlar da hemen bu çalışmaya iştirak ederek kendilerini bekleyen mazlum ve mağdur kardeşlerini sevindirecek bu hayırlı çalışmada yerlerini alabilirler. En büyük bayramımız olan şu mübarek Ramazan Bayramı sabahında, evvela cemaat olarak bayramlaşalım. Sonra da birbirimizle ziyaretleşmeye gayret edelim. Önce küçükler büyükleri ziyaret etsinler. Büyükler de küçüklere iltifat etsinler. Küskün olanlar barışsın, unutulanlar hatırlansın, sıladaki yakınlarımız aransın. Bayram, hikmeti gereği kardeşliklerin yenilendiği, yeşerdiği günler olsun. Bütün bunlar, çocuklarımıza ve gençlerimize de örnek olacak şekilde yerine getirilsin ki bayram bir edep ve erkan eğitimi günü olmuş olsun. Bu duygu ve düşüncelerle önce siz kardeşlerimizin sonra da bütün Ümmet-i Muhammedi’n Ramazan Bayramlarını tebrikle bu bayramı gerçek bayramların öncüsü kılmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyoruz. İgmg Fm |
|